benim acayip çocukluğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benim acayip çocukluğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10.01.2010

turk işi şeytan filminden korkan tek insan evet o benim!



Biçok kişinin gülmek için izlediği o salak filmden korkmuşluğum doğrudur işin acı yanı hala da oturup çok rahat izleyemem tırsarım işin daha komik yanı ben bunun orjinalinden bu kadar korkmamıştım!Burdan  filmin yapımcılarına sesleniyorum içiniz rahat olsun filmden korkmuş olan birisi var :)
neyse
7-8 yaşlarında falan babamın dayısının evinde izlemiştik ilk kez.Eve dair hatırladıklarım köyde bahçeli ve tek katlı oluşu ama fazlaca kasvetli zaten köyde evler öyledir ya hep ya da bana öyle gelmiştir...Ev sahibi dayı kanalları değiştiriyodu teleondaydı yamulmuyosam o lanet film izlemeye başladık korktum kapatmadılar da annemin kucağına yatıp kulaklarımı tıkadığımı hatırlıyorum etrafımdakiler de bana mı gülsünler filme mi gülsünler şaşmışlardı :)) garip işte hocayı çağırıyolar ya zemzem suları falan sanırım onlar gerçekçi gelmiş olmalı ama hala o tersten konuşma o ses kulağımdadır.Bi ara cihan ünaldan bile tırsmıştım bu film yüzünden.Filmdeki kızı daha sonra muhtelif arabesk filmlerinde gördüm aynı bakışlar!Hiç değişmemiş! o kadının böyle acayip bi bakışı var yaa!Resimlerini bulabilirsem anlarsınız ne demek istediğimi heh evet işte şu acayip bakış:)


Benzer bi korkuyu başka bi filmde de yaşamıştım.Henüz videolardan film izlenilen dönemdi hayal meyal hatırlıyorum annemler almış hz.ibrahimn hayatını anlatan dini içerikli bi filmdi.Nemrut rolünde hababam sınıfının pinti müdürü muharrem gürses oynuyodu.Ama ne korkmuştum nemruttan!! kulağına sinek kaçma sahnesi,dilinin düştüğü sahne bi de mağraya gidip şeytanla konuşuyodu falan.Yine hatırladım o sahneleri:/Hadi şeytan filmini bi kenara bırakalım ama nemrut gerçekten de korkunç olmayı başarmıştı bence...

23.12.2009

televizyon çocuğu



Ya aklıma geldi de bi aralar yalan rüzgarı diye bi dizi vardı noldu ona...Victor vardı bıyıklı bi amca ne hikmetse herkes ona aşıktı...Jenerik müziğini severdim hala kulaklarımdadır daha miniminnacikken tanışmıştım bu diziyle izlediğim ilk pembe dizidir kendisi(yok yok ondan önce hayal meyal hatırladığım isminin zenginler de ağlar olduğunu sonradan öğrendiğim mariyalı bi dizi vardı) ya da izlemek zorunda olduğum!
Babaannem bile izliyodu ne garip :)Ben daha dört gözlüydüm o zamanlar... (televizyonu yakından izleyen veletlerdendim belki de o yüzden dört gözlü olmuşumdur annem her zaman bu kadar yakından izleme radyasyon var derdi dinlemezdim)
sonra bi de cesur ve güzel çıktı başımıza onu da izliyodum bi aralar.Brooke vardı ,ridge bi de taylor:)Amerikanın çarpık aile yapısını iyi özetler bu dizi...Forester ailesinden brooke teyzeyle evlenmeyen kalmamıştı:)Hayat ağacı! Sam! Az daha unutuyodum onları güzel diziydi bence pembe dizi tarihinin en iyilerinden...

Sonra sonra maria seriler başgösterdi yok çöpçü kız yok çiçekçi kız yok efendim tropikal adada ki saf köylü kızı falan falan...Bunlar kısa sürede bi sürü olayın geçtiği insanların hızlı hareket ettikleri meksika filmleriydi...Öyle ki aynı bölümde evlenip ayrılanlar bile olmuştur hehe:)
 Sonra daha kaliteli diziler görür oldum trtde ki "seven heaven","sabrina" ve "sweet valley" gibi.

Tabi ferhunde hanım ve kızları ve bizimkileri de unutmamalı...Bizimkiler pazar günüydü ertesi günü okul olduğundanmıdır nedir ütülü önlük,ödevler ve sıkıntı gelir aklıma...
Bu arada charles iş başında, muhteşem ikili,a takımı,cosby ailesi gibi dizilerde var ki harikalardı hımm bi de starda kırmızı koltuk sonrası fredyy:)Tırsa tırsa beklerdik...

Bütün bunlar nerden mi aklıma geldi içerden sesini duymak zorunda olduğum unutulmaz denen berbat ötesi,tiksinç dizi yüzünden!O iğrenç dizi yerine yayınlasalar ya muhteşem ikilinin eski bölümlerini,alacakaranlık kuşağını,a takımını falan olmaz mı sanki? olamaz di mi?
O zaman ne diyelim
yaşasın CNBC-e!!!

3.09.2009

Hi-lili Hi-lili Hi-lo

 
Rüyamda bir kız vardı şirin bir kuklayla el çırpıp şarkı söylüyodu.7~8 yaşlarında trt 2 de lili'yi ilk gördüğümde:
- "aa bu benim rüyamda ki kuklayla kız"...demiştim.
Sanırım bebekken annemin susmam için tv karşısına oturttuğu sıralar izlemişim bu filmi pek de farkında olmadan.Şimdilerde bu filmi ne zaman izlesem ya da düşünsem rüya mı gerçek mi algılayamam,umut doluverir içim ve şarkıya eşlik ederim liliyle birlikte...
 
On every tree there sits a bird
Singing a song of love
On every tree there sits a bird
And every one I ever heard
Could break my heart
Without a word
Singing a song of love

A song of love is a sad song
Hi-li Hi-lili Hi-lo
A song of love is a song of woe
Don't ask me how I know
A song of love is a sad song
For I have loved and it's so

Hi-lili Hi-lili Hi-lo Hi-lo
Hi-lili Hi-lili Hi-lo
Hi-lili Hi-lili Hi-lo Hi-lo
Hi-lili Hi-lili....Hi-lo

A tear for him, a tear for me
A tear for the love he swore
A tear for him and one for me
And one for under the tree
And one for wherever my love may be
And then I shall weep no more

A song of love is a sad song
Hi-lili Hi-lili Hi-lo
A song of love is a song of woe
Don't ask me how I know
A song of love is a sad song
For I have loved and it's so

Hi-lili Hi-lili Hi-lo Hi-lo
Hi-lili Hi-lili Hi-lo
Hi-lili Hi-lili Hi-lo Hi-lo
Hi-lili Hi-lili....Hi-lo



15.08.2009

Çizgi Film Çocuğu...


Küçükken hep çizgi film olmak isterdim ne zaman mickiyi,donald amcayı izlesem onlara özenir çizgi dünyada yaşamanın hayalini kurardım.Hatta bunun için dua ettiğimi de hatırlıyorum.Ne garip bi çocukmuşum yav! Gerçekten de garip ya çizgi film olmak istemek! Sanırım küçükken de yaşama dair kaygılarım epey çokmuş ya da insan olmanın zorluklarını mı farketmişim ne?? Eee zaten ormana gittiğinde şirinleri göreceğini sanan dört gözlü bi çocuktan da başka ne beklenir ki he bi de Susam sokağına gitmenin yollarını arayan...

1.06.2009

Akım Kapasitörü...hani deloreanimiz olcaktı!


Yıl 1955... Dr.Emmet Brown tuvalette kafasını sifona çarpmıştır ve tam o esnada bi şekil belirmiştir kafasında "Akım kapasitörü" ve böylece zaman makinasını yapmaya karar verir...
Neden bahsettiğimi anlamışsınızdır.Geleceğe dönüş...Kaç kere izlediğim hakkında bi fikrimin olmadığı,her izlediğimde aynı heyecanı yaşadığım ve hayranlıkla izlediğim harika yapıt.
Benim için bu filmin bi önemi daha var aslında.İlkokul yıllarıydı ve o zamanlar Starda cuma günleri popcorn film kuşağı vardı.Her cuma farklı bi çocuk filmi...İşte geleceğe dönüşü ilk o zaman izlemiştim.Fazla kanal seçeneği olmayışından veya popcorn sinema kuşağında gerçekten çocukları cezbeden filmlerin olmasındanmıdır bilmem bütün çocuklar filmden bahseder olmuşlardı.Ve üstelik öbür haftayı iple çekiyoduk çünkü devamı vardı!


neyse...

İlk okul yılları demiştim ya,sınıfta bi arkadaş grubmuz vardı.Asuman,Vedat,tolga ve ben.(Sanırım 3 lemenin hepsini izledikten sonraydı tam hatırlayamıyorum) tenefüste vedat eciş bücüş şekillerin olduğu bi kağıt parçasını heyecanla çıkarttı biz ne olduğunu anlamaya çalışırken:

-akım kapasitörü!,akım kapasitörünü çizdim geçmişe gidicez! dedi (Tam olarak hatırlamasam da buna benzer bişeyler dedi:)

Niye gelecek değil de geçmiş onu da bilemiyorum neyse tabi biz önce epey gülüştük.(O zamanlar tarih dersinde lale devrini işliyoruz.İlk istikamette belli:))alaylı heves kırıcı sözler ve bolca gülüşmeden sonra kızdı bize epey..Akım kapasitörü çizdiği kağıtı özenle katladı ve kararlı bi şekilde cebine koydu.Onun tavırları bizi de etkilemişti ee çocuğuz ve hayalperestlikte hat safhada tabii.Tamam dedik ama zaman makinasını yaptığında bizi de alıcaksın adreslerimizi biliyoduk zaten birbirimizin. Söz sizi de alıcam dedi ve hep beraber gidicez...

Şimdi geleceğe dönüşü ne zaman izlesem o arkadaş grubumu ve vedatı hatırlarım...
Belki hala uğraşıyodur zaman makinası için... kimbilir!