ismet özel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ismet özel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.05.2014

"bakmaklar"


Yazacağım şeylerin aslında direk olarak İsmet Özel ile bir ilgisi yoktu.Ben, az önce aptalca bir sayfa kenarı reklamındaki "isme özel sonsuzluk kolyesi" yazısını,"ismet özel sonsuzluk kolyesi" okuyup kısa süreli şaşkınlık geçirmeseydim,göğe uzattığımız çok cumartesi olmasaydı,aklıma bakmaklar şiiri gelmeseydi,şiiri tekrar okumasaydım eğer,başlığa, bakmaklar yazmayacaktım.ve evet bu yazının az dozda da olsa İsmet Özel içermesi o salak reklam yüzünden.Yani aslında her şey dolaylı olarak bir İsmet Özel şiirine  bağlanabiliyoru da ispatlamış oldum istemeden.Ve hemde aşık ve şaşkınsan kendini onun bir şiirinde bulma olasılığın ikiye katlanabiliyor.Tam bunu yazarken aklıma şu geldi. Corpse bride'lı düğün davetiyesi olmazdı olamazdı.Biz nikahı Tarantino'ya çektirmeyi başarabilirsek belki bride olurdu. Pai mei olurdu.hattori hanzo kılıcı dahil değil.
Ama davetiyeye Turgut Uyar yerine İsmet Özel'den bir dize mi yazılsaydı.Ama ama arka fonda ille de Masar çalacaktı.

10.07.2013

vandal yürek


 İsmet Özel okuyan çocuk Alper Kamu hala 5 yaşında.Ama şimdi eskisinden daha da bıcırık;

"… kitabının kapağına bir göz attım. Erbain. İsmet Özel’in, kırk yaşına kadar yazdığı şiirleri derlediği kitaptı bu.  
“Kincilik kötüdür,” dedi insanı aşka davet eden bir tavırla gözlerini iri iri açarak. 
 “Yaşamak bir sanrı değilse öcalınmak gerektir,” diye karşılık verdim.
 Sonra onu taklit ederek gözlerimi kocaman açtım: 
“Öcalınmazsa çocuklar bile birden büyüyebilir.” 
 Ve böylece ilk kez ona kahkaha attırmayı başarmıştım. “İsmet Özel okuyan bir çocuk!” dedi. “Kimin aklına gelir?"

5.06.2013


"...ben öyle bilirim ki yaşamak
berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır
çünkü biz savaşmasak
anamın giydiği pazen
sofrada böldüğümüz somun
yani ıscacık benekleri çocukluğumun
cılk yaralar halinde;
yayılırlar toprağa
etlerimiz kokar
gökyüzünü kokutur
çünkü biz savaşmasak
uzak asya'dan çekik gözlerimiz
küba'dan kıvırcık sakallarımızla
savaşmasak
güm güm vurur mu kömürün kalbi kozlu'da
ke san'da, kandehar'da ümüğüne basılır mı vahşetin
ve sen boynunu öperken beni sarhoş
bir okyanusla titreten hayat
sevgilim olur musun.
ben savaşarak senin
bulanık saçlarından tutup
kibirli güzelliğini çıkartıyorum ortaya
dünya
kirletilmez bir inatla dönüyor
altımıza yıldızlar seriliyor
yüzüm suya davranıyor koşaraktan.
ve inzal."

24.07.2009

Altını Çizdiklerim...




"karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.
ve simdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim..."
(kanla kirlenmiş evraktan...ismet özel)