16.10.2011

Saçmalık Bunlar!


*Pes edip, ney kursunu bırakmaktan daha da kötüsü,tekrar kursa gitmeye karar verdiğinde karşında aynı hocayı görmek,hocanın seni seneler sonra tanıması ve bir daha kurstan kaçmayacağına dair bütün sınıf önünde söz almasıdır.
Dahası anlattığı kavramları önce sana sorar:
-evet bu ses neydi melek?
+ kem küm, la dügah mıydı acaba?
-hayır! sol rast!!
ve sonra uzunca bi müddet sınıfta kalmış öğrenci hissiyatı...

*Geçenlerde twitter'da Tarık hoca'nın bahsettiği öldükten sonra internet hesaplarımızın akıbeti konusu acayip kafama takıldı.Facebook vs.beni pek endişelendirmez ne de olsa akrabalar var belki cenaze törenim,7 ya da 40'ım için etkinlik bile oluşturup,insanları haberdar ederlerdi :)
Ama blogumun durumu ve benden sonraki geleceği ne olurdu?
Acaba buraya hangi süreyle bişeyler yazmazsam öldüğümü düşünürdünüz.
6 ay mı?, 1 sene mi?
Vasiyet yazmayı daha önce hiç düşünmemiştim.
Çalıştığım dönemde biriktirdiğim (ki bu ne biçim bir kelimedir böyle "biriktirmek")lakin günden güne azalan bi miktar param,bi kısım kitaplarım,laptop ve blogumdan başka bişeyim yokken sırf blogum için bir vasiyet yazmayı ve şifremi güvenebileceğim bir arkadaşıma bırkmayı ciddi ciddi düşünüyorum.En azından son postu girsinler,öldüğümü duyursunlar diye...

*Burda filmlerden bahsetmeyeli uzun zaman oldu ama ben son surat film izlemeye devam ediyorum.
Mayıs sonundan bu yana 173 film ve geçen cumartesi yani 8 ekimden bu güne ise 18 film izlemişim.
Evet hala bi rekor değil zaten amacım rekor kırmak da değil.
Ancak izlediğim filmlerin bana, hayatıma çok şey kattığını düşünüyorum ve hayatımın bu en verimli kısmı için çok da seviniyorum.
Evet bu kadar filme rağmen hala somut bir arşivim yok ama benim arşivim kafamın içinde :)
Selam durulması gereken filmlerden alıntılara ise yanda yer vermeye çalışıyorum.
Ancak blogger artık blogumun kontrolsüz büyümesine dur dedi.Yeni alıntılar için eskileri kurban vermek zorunda kaldım.Buna çare olarak ise çok önemsediğim replikler ve alıntılar kısmını kimi zaman post halinde atmayı düşünüyorum.Başka çare kalmadı.

6 yorum:

Özgür Ceren Can dedi ki...

vasiyet fikri fena değil hatta google'ın böyle bir hizmeti olmalı ;)sanal vasiyet!

Mary Daisy Dinkle dedi ki...

sanırım vasiyetle ilgili hizmet veren siteler var ancak google'ın hala böyle bir şeyi düşünmemiş olması ilginç.:)

Aydedeye havlayan dedi ki...

Kursa girip bırakma ve aynı hocanın seni tekrar karşılaması pek kötüdür bilirim. artık sonsuza kadar o kursta kalacaksın gibi hissedip daralmalar falan :)

Mary Daisy Dinkle dedi ki...

sonsuza kadar kursta kalıp ve sonsuza kadar ney öğrenemyecekmişim gibi gerçekten.Alacakaranlık kuşağı tadında ,öyle acayip bi duygu :/Ayrıca sınıfta kalmış öğrencilerin ister istemez sahip oldukları o garip üne kavuşma durumu falan:|

zakkum dedi ki...

acizane dileğim filmlerle olan postlarına ortak bir başlık koyman komşu kızı +.+
Ben çok seviyordum ya.pis blogger!

Mary Daisy Dinkle dedi ki...

ortak bir başlık hıhım tamamdır mesela senin şu "kimse bilmezse daha az garip" serisi gibi 8)
adi blogger! yaşasın sayfa kenarına replik ve kitap alıntıları koyabilme ve kilometrelerce uzayan sayfa özgürlüğü!! :):)