6.09.2009

Huzur Evi & Hüzün Evi...


Yaşamakla ilgili problemlerim var benim önceden beridir...Uzun yaşamak istemem...90 yaşına kadar yaşamak mesela bana korku filmi gibi gelir&geliyo...90 yaşında şu anki gibi yalnız,bi de elden ayaktan düşmüş olursam,annem,babam kardeşlerim ölmüş kimsesiz kalırsam...off çok kötü... Ki kesin benim yaşlılığım böyle olurdu.Zira insan yirmialtısında neyse doksanında da odur dimi? bi de ben hep herkesten önce ölmek isterim.Bencillik mi? Evet fazlasıyla...ama başedememekten korkarım o duygularla...
neyse..
Hımm ben niye bu düşüncelerimden bahsediyodum heh tamam esas konumuza gelelim...
Geçen günlerde uzun zamandır yapmak istediğim bişey yaptım sağolsun arkadaşlarımın da sayesinde huzur evine gittik bi arkadaşın komşusunu görmeye...6-7 kişi vardık sanırsam.
Kendi dertlerimden sıyrılıp insanlarla yüzleşmek epey zordu ve bi hayli dokundu bünyemize...

 
"Balıklı rum hastanesi" belki duymuşsunuzdur Zeytinburnu taraflarında. Epey uzunca bi yolculuktan sonra bulabildik.İsmini yadırgamakla birlikte orda sadece rumların kalmadığını oraya gidince anladım...Daha bahçesinden içeri ilk adım atışımızda acayip derecede heyecanlandım özellikle de meraklı gözlerle bize bakan yaşlıları görünce.Garipti ama bazıları bizi gördüğüne hiç memnun olmamışa benziyodu.Ee biraz da kalabalık olduğumuzdan;
-bunlarda kim,
-noluyo böyle..
gibi şeyler söylediklerini işittik yanlarından geçerken tabi hatırlarını da sorduk ama bazısı oralı bile olmadı diyorum ya garipti onlara kötü duygular yaşattık istemeden de olsa...Unutulduklarını ,terk edildiklerini hissettirdik belki de.
hani huzur evi kelimesi oraya gidince bi acayip geldi huzurlu bi yere benzemiyodu ve buraya ev denilemezdi daha çok hastane evet evet hastene gibiydi.Özellikle de ilk kat...Her odadan inlemelerin,hırıltılı öksürüklerin duyulduğu soğuk ve hüzün dolu bi koridordan geçerken garip duygular içindeydik...
Yoğun uğraşlarla hemşirenin de yardımıyla teyzeyi ikinci katta bulduk.
Bizi tanımadı zaten de tanımıyodu ama komşusu olan arkadaşı da tanımadı.Arkadaş yoğun uğraşlarla ailesini,kim olduğunu anlatmaya çalışsa da teyze bize başka roller biçmişti.Aslında gelmesini istediği yakınlarının yerine koydu bizi.Ben ve bi kaç arkadaşımı oraya arada bir gidip gelen üniversite öğrencileri,bi diğer arkadaşımızı torunu vildan ve asıl komşusu olan tanıdığını da onun kocası yaptı :) Bozuntuya vermedik yeterki o mutlu olsun...Aldığımız pembeli süslü püslü çiçeği verince pek bi sevindi hatta gözleri doldu bizi de ağlattı.Oda da ki diğer teyzeler de memnudular bizi gördüklerine hatırlarını sorduk duvar dibindeki teyze daha yaşlıcaydı ve konuşamıyomuş ama kafa hareketleriyle anlaştı bizle.Onun yanında ki teyze ise daha genç daha dinçti nedense ben de emekli bi profesör izlenimi bıraktı niye bilmiyorum...
Teyzeyi hiç bırakmak istemesekte ayrılma zamanı geldi vedalaşıp çıktık odadan yine gelmeye söz vererek...
Koridordan inerken az önce bize garip gözlerle bakan yaşlıların yanından geçtik yine yanlarına oturduk bu sefer hatırlarını sorduk meğerse onlar da konuşmak,dertleşmek istiyolarmış az önce ki katı tutumları yerini can ciğer kuzu sarması kıvamına bıraktı.İsimlerini aldık isimler verdik yine geliriz dedik ve aralarından ayrıldık.Ordan çıktığımız da garip garip duygular sarmalamıştı...Belki onlar bi nebze şanslıydı ya dışarı atılanlar onlar napıcaktı??

2 yorum:

gölge dedi ki...

Dışarı atılanlar daha da kötü. Ne mutlu ki size, onları mutlu etmişsiniz. Uzun yaşamak konusunda ise benim de ciddi endişelerim var. Yaşlandığımda daha da sessiz olurum sanırım. Bir köşede oturup insanları seyrederim, şimdi yaptığım gibi. Herkesten önce ölme düşüncesi bana yüzüklerin efendisindeki bir sahneyi hatırlattı. "Babalar oğullarını gömmemeli"

mlk dedi ki...

Evet onların yüzünde ki gülümsemeyi görmek harikaydı ama geç kalmışız daha önce hatta bi kaç kere gitmeliydim inş. bayram da ya da ramazan sonrası çocuk esirgeme kurumuna da gitmek istiyoruz.
Ölümle ilgili olarak da oraya gidince endişelerim,korkularım daha da bi fazlalaştı hayatımın geri kalan kısmından feci şekilde korkuyorum.Yaşamak ya da ölmek hangisi hayırlıysa...