23.08.2012

"hoop gitti kafa"




Bir işle uğraşırken,yolculuk yaparken ya da uyumaya çabalarken düşündüklerimi,aklımdan gelip geçenleri hemen anında kaydeden bir zımbırtı olsaydı bir kitap dolusu saçmalığım olurdu;

İzlediğim filmlerden bazı kahramanlar zaman zaman bir vesileyle ortaya çıkıp kendilerini hatırlatıyolar.Uxbal,Amador Fiorya,Lilja ve Volodya,Axel,Grace ,Yuji,Madi,Agrin,Chobo ve niceleri... Bazen sanki onlar bir yerlerde yaşamaya devam ediyolamış ya da hala hayattalarmış gibi.Napıyolardır acep diye salak salak düşünceler içine bile girebiliyorum.
Onlardan biri de bu aralar sıkça hatırladığım Gelsomina.La Strada'yı yeniden izlemelisin sinyali olmalı.

Hazirandan-ağustosa bakınca daha çok varmış gibiydi.
Şimdi ağustostan hazirana geri dönüp bakıyorum da daha dün ordaymışım ,yeni gelmişim gibi.Çabucak gelip geçti.Aslında yaz mevsimini sevmiyorum ama yaz tatiline saklanmak iyiydi.
Erteleyip,erteleyip ertelemek bir bahaneyle sonraya bırakmak güzeldi bazı şeyleri.
Şimdi yeniden yapmamız gerekenleri,mecburiyetleri hatırlatan mevsimler kapıda ya da değil.

Yaşadıklarımı tekrar tekrar yaşamak,beynimin içinden geçmişten geçmemişten konuşmak,konuştuklarımı tekrar tekrar konuşmak."neden öyle dedim ki","neden öyle demedim ki","neden öyle yaptımki'li cümlelerle,bu kafa sesiyle yaşamak çok yorucu.

İnsan ne kadar ölmek istese de ,ölümden korkmadığını söyleyip ve hatta intiharı düşünse bile bazı şeylere cesaret edemez gibi geliyo bana.
Örneğin rus ruleti.Filmlerde bile izlemek çok zorken o sahneleri, bir silah alıp beynime dayayamazdım.(13 Tzameti'yi izlerken neler çektim)
Ya da ölümden korkmadığımı söyleyip dursam da o oyunu oynayamazdım ben.
Sanırım daha yeterince delirmedim.


Bebeklerle konuşma becerisi diye bir şey varsa ben de ondan zerre yok.Onları çok çok sevsem de hanimiş de hanimiş,agucuk da agucuk şeklinde konuşmaları hiç beceremiyorum.Bundan ilk tanışıklık sırası biraz stresli,nasıl iletişim kursam stresi.Hem de yanındaki arkadaşın bebek dilinden türlü seslenmelerle bebeği havalara atıp kahkalar attırırken,senin "hey nasılsın bebekcik" şeklindeki yaklaşımın başta bebek olmak üzere herkese garip gelebilir.Ama yine de onları gülümsetebiliyorum bu garip yaklaşımla hem de :)

 Sight&Sound, yönetmenlerin en iyi 10 film listelerini inceleyip duruyorum öğleden beri.İzlemem gereken filmleri tespit ediyorum.Sevdiğim yönetmenlerin listelerine bakıyorum.Kendi listeme de baktım.Bir Zamanlar Anadolu'da var.Muhsin Bey var,Masumiyet var,Sevmek Zamanı var,idi i smotri var,Arizona Dream var,Akahige var.Sonra Geleceğe Dönüş göz kırptı ordan.Hiç favori film listesinde Geleceğe Dönüş olan bir yönetmen olurmuymuş olmazmış olmamış da zaten.

...iyki de öyle bir zımbırtı yok.

4 yorum:

SaMiR dedi ki...

(: çok hoş bir yzı olmuş..
o şeye zımbırtı demek hele on numara (:

Mary Daisy Dinkle dedi ki...

Teşekkürler,
böyle bazı kelimeler var nedensizce sevip kullanmak için yer arıyor insan.zımbırtı da onlardan biri :)

SaMiR dedi ki...

başka bir kelime ile ifade edilse idi bu kadar etkili olmazdı,
cuk oturmuş..:)

misal dedi ki...

Aslında ben istiyorum o zımbırtıyı. Hani Harry Potter'da düşündüğünü anında yazan bi tüylü kalem vardı, işte onu istiyorum bir süredir.

Bi de, bazen çok güzel bir kare görüyorum ve kameram yanımda olmadığı için çekemiyorum. İşte o anlarda gözümün gördüğünü donduran bir zımbırtı istiyorum.

Zımbırtı pek sevdiğim sözcüklerdendir bu arada.
Sevgiler.